Genel sağlık güzellik ve estetik bilgileri yer almaktadır.
7 Kasım
Ağız sağlığı için diş fırçalamanın yeterli olmadığını, bunun her gün mutlaka yapılması gereken rutin bir işlem olduğunu vurgulayan Uzel, “diş fırçası ağızda her noktaya ulaşamayabiliyor. Özellikle çapraşık dişler ya da ağızda sabit protezler varsa, ortodontik tedavi yapılıyorsa sorun daha büyük oluyor. Bu nedenle, diş ipi ve gargara gibi yardımcı unsurlar kullanılmalı” dedi.
Uzel, özel şekil verilmiş diş kürdanları ve diş tozları ile özel diş fırçalarının da yardımcı unsurlar olabileceğini, bunlardan hangisine karar verileceği konusunda hekime danışılması gerektiğini ifade etti.
TÜRKİYE’DE DURUM
ABD gibi ağız sağlığı bilincinin çok geliştiği ülkelerde, insanların diş ipini yolda giderken bile kullandıklarını, hatta bunun için ‘lozzing’ diye bir isim bile bulduklarını vurgulayan Uzel, “Türkiye’de ise diş ipi kullanımı yok denecek düzeyde. Çocukları bile ağız sağlığına alıştırırken ‘fırçaya alışsın, ondan sonra diş ipine bakarız’ diyoruz. Ancak, çok yararlı ve gerekli bir uygulama” dedi.
Uzel, diş ipinin, diş aralarının temizlenmesinde önemli bir unsur olduğuna dikkati çekerek “diş ipi, her gün son yemeğin ardından diş etlerine zarar vermemeye dikkat ederek uygulanmalıdır. İpekten yapıldığı için iki diş arasındaki gizli çürükler de diş ipi sayesinde ortaya çıkar. Eğer ipte tiftiklenme olursa, çürük ve taştan şüphe duyulmalıdır” diye konuştu.
“GARGARAYI FIRÇALAMADAN SONRA KULLANIN”
Ağız gargaralarının da su esaslı olduğu için fırça ve ipin giremediği yerlere girerek hijyen sağladığını kaydeden Uzel, “gargaralar özellikle son yıllarda çok gelişti. Mikrop öldürücüler, diş etlerindeki şişlikleri alanlar var. Gargaraların diş fırçalamadan sonra kullanılması gerekli”dedi.
Diş protezi kullananların da özel bakım yapmaları gerektiğine değinen Uzel, şöyle devam etti:
“Kirli protezler, ağız kokusu ve diş eti tahrişine sebep olur. Bu nedenle her gün özenle yıkanmalı. Diş macunu kullanımı önermiyoruz.
Çünkü, macun içindeki maddeler, protezi çizer ve aşındırır. Ya sabunla, ya da özel temizleyicilerle temizlenmelidir. Ayrıca, protezler her gün yatarken çıkarılmalı ve özel solüsyonuna konmalıdır. Kancalı ise kancaların girdiği yerler de fırçalanmalıdır.”
25 Ekim
Türk Pedodonti Derneği Ankara Şubesi’nin düzenlediği 15. Türk Pedodonti Derneği Kongresi, Antalya Titanic Otel’de başladı. Kongre’ye Uluslararası Pediatrik Diş Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Anna Fuks ve Hollanda’dan Prof. Dr. Bob Ten Cate de katıldı. 21 Ekim’e kadar sürecek kongreye başkanlık eden derneğin Ankara Şube Başkanı Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tezer Ulusu, çocuk diş hekimliği anlamına gelen pedodontinin Türkiye’de yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’de çocukların yüzde 80′inin dişinde çürük olduğunu belirten Ulusu, “Maalesef çocukların ağız sağlığı hiç iç açıcı boyutlarda değil” dedi.
Kuzey Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, ABD, İngiltere hatta Malezya’da diş çürüğü oranının Türkiye’nin çok çok altında olduğunu bildiren Prof. Dr. Tezer Ulusu, “Bizim çocukların ağız ve diş sağlığı için acilen birşeyler yapmamız gerekiyor. Çocuklarımızın ağız, diş sağlığı Malezya’daki çocukların da gerisinde” dedi.
LOKUMU TÜLBENTE SARIP VERMEYİN
Türkiye’de çocuklarda en önemli çürük probleminin biberon ve emzikten kaynaklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tezer Ulusu, “Geleneksel, çocuklarını çok severek yetiştiren, ağlatmaya kıyamayan toplumlarda daha çok görülen biberon çürüğünün azaltılması için ailenin eğitimi şart. Bir çok anne, emziği, bala, reçele, lokuma bandırıp çocuğa veriyor. Hatta çocuğunu susturmak için lokumu tülbente sarıp çocuğuna veren anneler var. Bu uygulama çürük sayısını çok artırıyor. Japonya’da da bu tür şeyler yaşanmış ve Japonya bunu yasaklamış. Çocuklar ağlasın, nasıl olsa bir şekilde avunur ama dişleri çürümesin” diye konuştu.
Biberon çürüğü ile başetmenin çok zor olduğunu vurgulayan Tezer Ulusu, “Biberon çürüğünde dişin büyük kısmı çürüyor. Kalan kısmına tedavi işlemi yapmamız çok güç oluyor. Diş çürüğünün geliştirdiği iltihaplara da neden oluyor. Her süt dişin altında daimi diş vardır. Süt dişi tedavi edemediğimiz için çekmek zorunda kalıyoruz. Süt dişi erken çekince yanındaki dişler boşluğu dolduruyor alttan çıkacak diş, yer bulamıyor ve çapraşık dişler meydana geliyor” şeklinde konuştu.
UYUTUP DOKTOR KORKUSUNU AŞTIK
Çocukların diş hekimi korkusunun sedasyon denilen uyutma yöntemiyle çözüldüğünü belirten Prof. Dr. Tezer Ulusu, “Sedasyon konusunda çok güzel bir aşamadayız. Bir çok fakülte sedasyonla çocukların dişlerini tedavi etmeye başladı. Uygun dozda çocuğu zarar vermeyecek şekilde çocuklar bilincini tam kaybetmeden tedavileri başarıyla tamamlanıyor. Sedasyon uygulamasında çocuk işlemi unutuyor” dedi.
Ağız diş sağlığı merkezlerinin bekleme alanlarında dişi apse yapmış ve yüzü şiş bekleyen çocukların bulunduğunu belirten Ulusu, “Biz koruyucu diş hekimliği hizmeti almak için çocuklar gelsin istiyoruz ama aileler son aşamada çocuklarını doktora getiriyor” ifadesini kullandı.
25 Eylül
Bazı kişiler için dişhekimine gitmek çok çekindikleri hatta korktukları bir durumdur. Bunun nedeni daha çok geçmişte (özellikle çocuklukta) yaşanan kötü tecrübeler veya kötü izlenimlerdir.
İğne korkusu
Çoğunlukla da bu endişenin temelinde iğneye ve acıya karşı duyulan korku vardır.
Gelişen teknoloji hastaların ağrı duymaması için bir çok alternatif sunmaktadır. Bu nedenle günümüzde hastalar pek ağrı ile karşılaşmamaktadır. Örneğin teknolojinin gelişmesiyle dişhekimliğinde anestezi amacıyla kullanılan iğnelerin uçları bir milimetreden daha az çapları olacak şekilde (0.35-0.40 mm) yapılmaktadır. İğnenin çapının çok ince olması nedeniyle hasta çoğu zaman iğneyi hissetmemektedir. Fakat yinede endişelenen hastalar için iğne yapılmadan önce sprey şeklindeki yüzeysel anestezikler kullanılarak iğnenin hiç hissedilmemesi sağlanabilir.
Ağrısız bir tedavinin ilk şartı ; anestezidir. Bu nedenle iğneden korkan kişiler gerçekte çok az hissedecekleri veya hiç hissetmeyecekleri bir işlemden - yani anesteziden - kaçarak çok daha fazla hissedecekleri bir ağrıyı yaşayabilirler.
yukarı
Hem hastanın hem de dişhekiminin psikolojik olarak kendilerini rahat hissedebilmeleri için anestezi yapılmalı ve böylece ağrı stresi yaşanmamalıdır. Böylece tedavi daha kısa sürede ve daha başarılı olur.
Çocukların dişhekimine alıştırılmaları için ; küçük yaşlarda dişhekimine ” tanışma ” amacıyla götürülmeleri tavsiye edilir, hatta bu tanışmalar onların yaş günleri özel günlerine denk getirilebilir veya çok sevdiği bir yere gitmeden önce eğlence maksadıyla dişhekimine götürülebilirler. Böylece ilk deneyiminde çocuk ağrısız ve korkusuz bir gün geçirir. Daha sonraki seanslarda ise mümkün olduğunca ağrısız müdahaleler yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki çocuklar sadece canlarının yanıp-yanmadığını bilir. Olayları doğru bir şekilde yorumlayamazlar. Bu nedenle yapılacak tedavilerin zamana yayılarak yapılması , çocuğun dişhekimleri ile ilgili olumsuz izlenimler edinmemesini sağlar. Bunun sonucunda dişhekimi korkusunun geliştiği en önemli dönemler sağlıklı bir şekilde atlatılır. (devamı…)
8 Mart
Diş minesi ve dentinde oluşan renklenmeyi, temizleyen bir ağartma işlemidir. Sistem, hastaya özel hazırlanan bir diş plağı içine konan jel’in gece uyurken dişe uygulanmasından ibarettir. Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?
Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;
8 Mart
7 Mart
Diş ipi, diş aralarında kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.
Dişler fırçalandıktan sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli çürük nedenlerindendir. (devamı…)
7 Mart
Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır. (devamı…)
7 Mart
Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir.
Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.
Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.
Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.
7 Mart
Ağızda kapanma bozukluklarına neden olan diş düzensizlikleri dişlerin çürümesini kolaylaştırır ve daha erken dönemde dökülmesine yol açar. Düzensiz dişler, alt ve üst çene arasındaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir. Çiğneme ve temizleme güçlüğü yaratırlar, kötü ağız kokusuna yol açarlar.
Düzensiz dişlerin en önemli nedeni süt dişlerinin zamanından önce yitirilmesi olabilir. Bunun sonucunda çıkan kalıcı dişler birbiri üzerine gelecek biçimde yerleşebilirler. Düzensiz dişler konuşma bozukluklarına ve görünüm bozukluklarına neden olabilir.
Sigara dişlerde renk değişikliği yapar. Sigara içenlerin dişleri kahverengimsi bir renk alır. Canlılığını kaybetmiş olan dişler gri renkte görünür. Çocuklarda hatalı olarak kullanılan bazı ilaçlar da dişlerde renk değişikliğine neden olabilir. Aşırı derecede flor dişlerin sararmasına neden olabilir.
Hamilelikte ve süt çocukluğu döneminde kullanılan antibiyotik vb. bazı ilaçlar dişlerde kalıcı renk değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle hekim önerisi olmaksızın ilaç kullanılmamalıdır.
7 Mart
Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.

Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir. (devamı…)
![]()